05.09.2010    
Ana Sayfa  |  Site Haritası  |  Linkler  |  Bize Yazın  |  English


M.Ö. 2000’li yılların başında, gerek Asurlu tüccarlar gerekse yerli Kaneş (bugünkü Kültepe-Kayseri) halkı, günümüzdeki faktoringe çok benzer finansal faaliyetlerde bulunuyorlardı. Uzak bölgelere yapılan ticareti mümkün kılmak ve kolaylaştırmak adına ticari ve finansal hizmetler sunuluyordu. Kaneş Ankara’nın 200 km. Güneydoğusunda bulunmaktadır. Kaneş, Anadolu’daki ilk yazılı belgelerin bulunduğu yer olması nedeni ile özel bir tarihi öneme sahiptir. Bu belgeler, çivi yazısı kullanılarak eski Asur diyalekti ile yazılmış kil tabletlerden oluşmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, bugün modern Türkçe’de kullanılan koşul, şahit ve sarraf gibi terimler bu tabletlerde aynen yer almaktadır. Bu tabletlerden binlerce adet bulunmuş olup, o dönemde söz konusu yerleşim birimlerindeki ticari faaliyetlerin yapısını ve finansmanını ortaya koymaktadır. Bu sayede faktoringin bilinen en eski şeklini tespit edebiliyoruz. M.Ö. 20. yüzyılda Asurluların Anadolu’da ticaret ve imalat yapan birçok yerleşim birimi bulunmaktaydı. Her bir yerleşim biriminin merkezi, yabancı bir ülkede yarı resmi Asur kuruluşu olan “karum”dur. Karumun işlevleri, günümüzün ticaret odaları ile Amerika, Asya ve Afrika’da sömürgecilik döneminde “fabrika” olarak adlandırılan kuruluşların işlevlerine büyük benzerlik göstermektedir.

Karum Kaneş Anadolu’da Asur ticaret merkezi olarak ortaya çıkmaktadır. Her karum kendi bölgesindeki önemli mallar için bir tekel şeklinde çalışmaktaydı. Ön ödemeler tahsil edilir, faiz oranları ve gümrük vergileri tespit edilir ve anlaşmazlıklar sonuca bağlanırdı. Her karu (tüccar) aynı zamanda kendi hesabına da iş yapar, kısmen piyasadaki krediler ile finanse edilen borç para verme işi ile uğraşırdı.

Birçok Asurlu tüccar Karum Kaneş’de yerleşmiş ve çok seyrek seyahat etmişlerdir. Asur’dan mal alımı yapmaları gerektiğinde, yaklaşık 1000 km uzaklıkta olan Asur’a gidip, mal satın alarak getirmek amacıyla genellikle komisyoncuları kullanmışlardır. Bu komisyoncular mal satın alabilmek için bir miktar avans alırlar, karşılığında tüccara borç senedi şeklinde bir makbuz verirlerdi. Tamkarum (yetkili banker olarak yarı resmi bir statüye sahip tüccar) lehine düzenlenen senet, ciro edilebilir bir enstrüman şekline dönüşür ve tüccar tarafından başka bir tamkaruma, bu tamkarum tarafından da bir başkasına devredilebilirdi. Bu işlem basitçe alacaklının haklarını bir başkasına temlik etmesi olarak adlandırılabilir. İşlemin güvenliği ve vadesi kullanılan teknoloji ile sağlanmaktaydı: işlem, taze kil tablet üzerine kayıt edilir, daha sonra tablet pişirilir ve değiştirilemez kalıcı bir kayıt haline getirilirdi.

Komisyoncuya avans ödemesi yapan bir tüccar likiditesini artırma ihtiyacı duyarsa, elindeki senedi teminat olarak verip tamkarumdan borç alabilirdi. Bu durumda, Anadolu tamkarumu finansman sağlayıcı olarak işlev görürdü. Tüccar aynı zamanda senedi tamkaruma tamamen devredebilir, bu durumda ön avans ödemeleri yapılan mallar da tamkaruma geçerdi. Tamkarum banker işlevinin yanı sıra, komisyon bazında kendi hesabına mal alım satımı yapan bir tüccardı. Diğer bir deyişle, Anadolu tamkarumu 4 bin yıl sonra Avrupa, Amerika ve dünyanın herhangi bir yerinde faktörlerin yapacağı işlemleri gerçekleştirmekteydi.

Kaynaklar: Studies in Finance History, Claes-Olof Livijn (*) Ancient Civilizations and Ruins of Turkey, Ekrem Akurgal

(*) Claes-Olof Livijn, FCI'ın kurucularından ve aynı zamanda onursal başkanı olup hayatını faktoringe adamış ve faktoring tarihi konusunda otorite kabul edilmiştir. Ne yazık ki 2002 yılında kendisini kaybettik. O'nu sadece faktoringin tarihi önemini ve değerini anlamamızı sağlayan değil, yaptığımız işe karşı hepimize sevgi aşılayan biri olarak da her zaman sevgi ve saygıyla anacağız...


 


Copyright © 2010 Yapı Kredi Faktoring
Bu site içeriği izin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

Bu site en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve/veya Netscape 6+ kullanmanızı tavsiye ederiz.

Produced by Tayburn Türkiye